localhost

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Reklam
English (United Kingdom)

İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı M. Raci Bilici Derhal Serbest Bırakılsın!

e-Posta Yazdır PDF

ORTAK AÇIKLAMA

İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı M. Raci Bilici 15 Mart 2017 günü sabah saatlerinde Diyarbakır’da evi aranarak gözaltına alındı. Halen Diyarbakır İl Emniyet TEM Şube’de gözaltında tutulmaktadır. Avukatların verdiği bilgilere göre soruşturma dosyası hakkında  gizlilik kararı alındığı için şimdilik  Raci Bilici’nin somut olarak ne ile suçlandığı hakkında bilgi edinilememiştir.

İnsan haklarını savunma hakkı, BM İnsan Hakları Savunucuları Bildirgesi’nde ifade edildiği üzere, bağlayıcı AGİT taahhütlerinde, BM uluslararası insan hakları sözleşmelerinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerinde düzenlenen temel insan haklarına dayanmakta ve bu haklardan doğmaktadır. 

Son Güncelleme: Pazar, 09 Nisan 2017 10:11 Devamını oku...
 

685 Sayılı KHK ile Kurulan OHAL Komisyonu Etkili Bir Hukuk Yolu Mu?

e-Posta Yazdır PDF

Türkiye’de 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen ve 8. ayına girmiş bulunan Olağanstü Hal kapsamında 21 kanun hükmünde kararname yayınlandı. Bunların arasında 23 Ocak 2017 tarihinde yayınlanan 685 sayılı kararname ile “olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak” amacıyla oluşturulacak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu yer aldı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Kerem Altıparmak, ekte yer alan makalesinde bu Komisyon’un etkili bir hukuk yolu olup olmadığını tartışmaktadır. 685 Sayılı KHK ile iki aylık bir zaman diliminde kurulması öngörülen bu Komisyonun, bu makalede yer alan analizleri dikkate almasını temenni ederiz.

Attachments:
Download this file (İnceleme Komisyonu_OHAL.pdf)İnceleme Komisyonu_OHAL.pdf[ ]458 Kb
Son Güncelleme: Çarşamba, 15 Mart 2017 13:49 Devamını oku...
 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun

e-Posta Yazdır PDF

8 Mart 1857'de Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) New York kentinde dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, daha iyi koşullarda çalışmak istedikleri için greve başladılar ve polis işçilere saldırdı. Fabrikaya kitlenen kadın işçiler, fabrikada çıkan yangından kurtulmaya çalıştı fakat fabrika önünde kurulan barikatlar kaçmalarına engel oldu ve 129 kadın işçi burada hayatını kaybetti. Bu olayda hayatını kaybedenlerin cenazesine on binler katıldı.
 
Bu olaylardan 52 yıl sonra Danimarka’nın Kopenhag şehrinde, Kadın Sosyalist Enternasyonal toplantısı düzenlendi. 8 Mart 1857’de New York’ta başlayan kadınların haklarının kazanılması ve birlikteliği mücadelesi çarçevesinde, 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Kopenhag’da Clara Zetkin tarafından, 8 Mart 1857’deki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına bu tarihin “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisi getirildi. Zetkin’nin önerisi oybirliğiyle kabul edildi. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Rusya’nın Başkenti Moskova’da 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etti.
Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Mart 2017 18:34 Devamını oku...
 

İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP)'tan 215. Gününde Olağanüstü Hal: Güncellenmiş Durum Raporu

e-Posta Yazdır PDF

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan ve 16 Temmuz günü bastırılan darbe girişiminin ardından 20 Temmuz 2016 tarihinde bütün Türkiye’de üç ay süre ile Olağanüstü Hal ilan eden Hükümet, 19 Ekim 2016 ve 3 Ocak 2017 tarihlerinde üçer ay süreyle Olağanüstü Halin devam etmesine karar vermiştir.

200 günü aşkın bu dönemde Hükümet, Anayasanın 121. Maddesinin OHAL gerekçesi ile sınırlı olarak tanıdığı yetkiye dayanarak 21 Kanun Hükmünde Kararname

Attachments:
Download this file (OHAL Şubat2017 raporu.pdf)OHAL Şubat2017 raporu.pdf[ ]3309 Kb
Son Güncelleme: Cumartesi, 25 Şubat 2017 10:12 Devamını oku...
 

İHGD İzmir Ofisinde Çalışacak Gönüllü Arıyor

e-Posta Yazdır PDF

İNSAN HAKLARI GÜNDEMİ DERNEĞİ (İHGD)

İZMİR OFİSİNDE ÇALIŞACAK OFİS GÖNÜLLÜLERİ ARIYOR 

İHGD: Gönüllü Çağrısı

Gönüllülük Süresi: En az 3 ay boyunca, haftada 20 saat

Başlangıç: Mart 2017
Ücret: Ücretsiz pozisyon
Son Başvuru Tarihi: 28 Şubat 2017
 

Son Güncelleme: Cuma, 17 Şubat 2017 21:29 Devamını oku...
 

Tam 68 yıl önce İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edildi.

e-Posta Yazdır PDF

Hala bildirgede yer alan insanların özgür ve eşit olacağı, ayrımcılığa maruz kalmayacağı  bir dünya uzak görünüyor. Dünyanın birçok bölgesinde öncelikle yaşam hakkını , işkence görmeme hakkını ihlal eden savaşlar yaşanıyor .Çocuklar çatışma ortamının ortasında ,insanlar evlerini kaybedip başka ülkelerde kendine yeni bir hayat kurma arayışında .Ama mültecilere karşı savaşmayan ülkelerin kapıları kapalı. Mülteci olmak dikenli teller, sınır kapıları önünde beklemek ,karşı kıyıya ulaşmaya çalışırken ölmek biraz varanlar içinse zor koşullarda yaşayabilmek. 

Bugün bu ülkede insan neydi? Hak neydi? diyecek kadar yoğun insan hakları ihlalleri yaşıyoruz.15 Temmuz darbe girişimi sonrasında  Ohal'in getirdiği  orantısız sınırlamalar zaten yeterince korunamayan  insan haklarını neredeyse yokolma noktasına getirmiştir.  

 

Bugün  İdam cezası yeniden getirilmek isteniyor .

Son bir yılda kolluk güçlerinin yargısız infazı, dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle veya rastgele ateş açması sonucu 341 kişi yaşamını yitirdi.

Sadece  IŞİD'in  yaptığı  intihar saldırıları sonucu, 184 kişi yaşamını yitirmiş 633 kişi de yaralandı.

Silahlı çatışmalarda 406’sı asker, polis, korucu,  29’u sivil yaşamını yitirmiştir. Bu dönemde 1.065’i asker, polis ve korucu,  75’i sivil kişi yaralandı..

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 15:12 Devamını oku...
 

Yüzlerce Derneğin Kapatılması Hakkında

e-Posta Yazdır PDF

İçişleri Bakanlığı, 11 Kasım'da, 370 Sivil Toplum Kuruluşu'nun (STK) faaliyetlerinin üç aylığına durdurulduğunu (askıya alındığını) duyurdu.  22 Kasım Salı günü ise 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3.Maddesi ile -İçişleri Bakanlığı tarafından faaliyetleri durdurulanlar da dâhil olmak üzere- 375 STK kapatıldı.

Kapatılan STK'lar arasında, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Van Kadın Derneği (VAKAD), Gündem Çocuk Derneği, Sarmaşık Derneği ile İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) üyesi İnsan Hakları Araştırmaları Derneği (İHAD) bulunmaktadır.  

STK'ların varlığına son veren geniş kapsamlı bu uygulamalar, OHAL gerekçesiyle meşrulaştırılamaz ve Türkiye'nin taraf olduğu BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi tarafından güvence altına alınan ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarını ihlal etmektedir.  Türkiye, BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi uyarınca ifade özgürlüğü hakkını güvence altına almakla yükümlüdür. Bu hak her türlü bilgi ve düşünceyi araştırma, edinme ve açıklama özgürlüğünü de içerir.

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 16:07 Devamını oku...
 

Kararnameyle değil ADALETLE yönetin

e-Posta Yazdır PDF

29 Ekim de yayınlanan kanun hükmünde kararnameler ile bu ülkede insan hakları devletin gözünde artık yok hükmündedir 

 Basın özgürlüğü ve haber alma hakkı ihlal edilmiştir. 3 haber ajansı 10 yerel gazete ve 3 dergi kapatılmıştır.

 Akademik özgürlükler yok edilmiştir. Rektörler için akademik kadronun seçim yapması yerine Yök'ün önerdiği 3 adaydan birini Cumhurbaşkanı seçmesi düzenlemesi getirilmiştir. 1247 akademisyen gerekçesiz bir gecede ihraç edilmiştir.  

 Savunma hakki ciddi zarar görmüştür. Terörden yargılananların görüşmeleri dinlenebileceği kayda alınabileceği ve terör davalarında sanıkları 3 avukattan fazlasının savunamayacağı hükmü getirilmiştir.  .

 Çalışma hakkı masumiyet karinesi birlikte yok edilmiştir. Çoğu  muhalif bir kısmı hak savunucusu olan 10.131 kamu görevlisi gerekçesiz olarak yargı kararı olmadan  ihraç edilmiştir. 

Biz İnsan Hakları Gündemi Derneği olarak onca baskıya rağmen insan haklarına ilişkin uluslararası standartların gerçekleştirilmesi için bu ihlalleri gündeme getirmeye ve diğer insan hakları örgütleri ile dayanışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyururuz.

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 19:54 Devamını oku...
 

GÜNAL KURŞUN İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSUDUR .

e-Posta Yazdır PDF

İnsan Hakları Gündemi Derneği'nin başkanı ,İnsan Hakları Ortak Platformu üyesi, Çukurova Üniversitesi Ceza Hukuku bölümü öğretim üyelerinden  özellikle soykırım ve uluslararası ceza hukuku alanında akademik çalışma ve yayınlarıyla dünyaca bilinen Yard. Doç.  Günal Kurşun 29 Ekim gecesi yayınlanan 675 sayılı kanun hükmünde kararname ile ihraç edildi. 
Günal Kurşun yıllardır işkence, ifade özgürlüğü v.d gibi Türkiye'nin kâdim insan hakları sorunlarının yanı sıra azınlık hakları, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi konularda hem çalışmaları hem yayınları olan herkesce bilinen bir insan hakları savunucusudur. 
Günal Kurşun'un ihracı devletin artık darbe soruşturmasının ardına düşmekten çok muhaliflere ve insan hakları savunucularına baskısını arttıracağını açıkça göstermektedir. 
Bir insan hakları savunucusuna yönelik bu ihraç kararı BM İnsan Hakları Savunucularinin Korunmasına İlişkin Bildirgenin 12.2. maddesine de aykiridir .
Bu madde devletlerin insan hakları savunucularını koruma görevi üzerinde durmakta ve şunu ifade etmektedir: "Devlet, bu bildirgede amaçlanan hakların meşru kullanımı çerçevesinde şiddet, tehdit, misilleme eylemi, fiili veya hukuksal ayrımcılık, baskı veya diğer keyfi hareketlere karşı, bireysel olarak ve başkalarıyla birlikte hareket eden tüm kişilerin yetkili otoritelerce korunması için gerekli tüm önlemlerin alınmasını dikkatle alır.
Son Güncelleme: Çarşamba, 08 Şubat 2017 23:55 Devamını oku...
 

Tahir Elçi bizim arkadaşımız ve onurumuzdur!

e-Posta Yazdır PDF

İzmir Barosunun 15 Ekim 2016 tarihli Genel Kurulu’nda, 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır'da öldürülen derneğimizin kurucu üyesi ve Diyarbakır Temsilcisi Av. Tahir Elçi’nin bazı avukatlar tarafından anılması üzerine, İzmir Barosu üyesi bir grup avukat “Tahir Elçi kim, avukat mı? Meslektaş değil!” şeklinde başlayan ve sonrasında Tahir Elçi’yi yok sayan, hakaret içeren sözler sarf etmişlerdir.

Tahir Elçi hukuk ve insan hakları alanında yıllarca yürüttüğü mücadele ile sadece Türkiye’deki hukukçuların değil, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürdüğü insan hakları ihlallerine ilişkin davalar nedeniyle tüm Dünyada saygın bir hukukçu olarak tanınmaktadır. Öldürüldüğü ana kadar barış, demokrasi ve insan hakları çağrısında bulunmuştur. Diyarbakır’ın kültürel dünya mirası olan, korumaya çalıştığı Dört Ayaklı Minare’nin ayağında öldürülmüştür...

Tahir Elçi'ye karşı avukatlık etiği ile bağdaşmayan bu ayrımcı dili kınıyoruz. Tahir Elçi bizim arkadaşımız ve onurumuzdur. İzmir Barosu’nun yeni yönetimini, Av.Tahir Elçi’nin aziz hatırasına yönelen ve ifade özgürlüğünü çok aşan bu saldıraya karşı tavır almaya davet ediyoruz.

İHGD Yönetim Kurulu

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 16:03
 

Kayyum Halkı Temsil Edemez

e-Posta Yazdır PDF

Ohal kapsamında yayınlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Türkiye genelinde 2'si il olmak üzere 28 belediyeye kayyum atandı. Hiç bir demokratik yönetimde karşılığı olmayan kayyumlar yerel halkın seçtiği yöneticiler yerine, yerel yönetimlerde tek karar mercii olacak. Halkın yerel talep ve dinamiklerinden uzak merkezden atanan kayyumlar halkı temsil edemez. Şayet seçilen yerel yöneticilerin yönetemediğine, yönetim mekanizmasının iflas ettiğine kanaat getirilse, seçilmiş insanların gitmesinin yegane ve tek yolu yine seçimdir. Merkezden bir yöneticinin atanması demokratik seçme ve seçilme hakkının alenen ihlal edilmesidir.

Siyasal iktidarın aldığı bu kararla yerel yönetimlerin hiç bir özerk ve mahalli olma özelliği kalmamıştır. Türkiye’nin 21 Kasım 1988 yılında imzaladığı ‘Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ kapsamında öngürülen yerel yönetimlere esneklik sağlanması ve yerel yönetimlerin merkez müdahalesinden korunması ilkeleri hükümetin aldığı bu kararla askına alınmıştır. Ayrıca Şartın 4. Maddesinde yer alan ‘’kamusal sorumluluklar –genellikle ve tercihen- vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılır’’. İlkesi kapsamında vurgulanan yerinden yönetim ve yerindelik ilkesi de bertaraf edilmiştir.

Hiçbir hukuki ve meşru dayanağı olmayan merkezden atanan halkın yerel dinamiklerinden ve yerindelik ilkesinden uzak olan kayyum atama uygulaması bir an önce durdurulmalıdır. Belediyelerin yönetimi meşru ve hukuki seçimlerle halk tarafından seçilen yöneticilere bırakılmalıdır.

İHGD Yönetim Kurulu

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 19:52 Devamını oku...
 

Altanları ve diğer gazetecileri serbest bırakın!

e-Posta Yazdır PDF

Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak ve Aslı Erdoğan’ın aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci ve yazarın gözaltına alınmasından sonra Ahmet Altan ve Mehmet Altan’ın gözaltına alınmaları, basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkelerinde bir başka yara açarak tarihteki yerini aldı. Gazeteciliği suç olarak görmek, televizyon programında subliminal mesaj verildiğini iddia etmek ya da en temel insan haklarını çiğneyerek gözaltı kararı alıp bayram tatiline çıkarak karara itiraz edilmesini de engellemek, elbette ileri demokrasilerde görülemez. 
İHGD olarak, yetkilileri derhal gözaltında tutulan tüm gazeteci, yazar, çizer ve düşünen insanları serbest bırakmaya davet ediyoruz. Hiçbir düşünen insan, salt düşüncelerinden ve ifadelerinden ötürü cezaevine konulmamalıdır. 
İHGD Yönetim Kurulu

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 19:50 Devamını oku...
 

MÜNİP ERMİŞ YALNIZ DEĞİLDİR

e-Posta Yazdır PDF

Antalya  Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 8 Eylül günü 25 avukat hakkında verdiği  gözaltı kararı ile 22 avukat  Antalya’da polis tarafından gözaltına alınmıştır . Gözaltına alınan avukatlar arasında Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Barosu üyesi Avukat Münip Ermiş de bulunmaktadır.  Ermiş’in evi ve ofisinde 25 avukat için çıkarılan arama emri kapsamında arama yapılmıştır. Abdullah Selen, Hakan Evcin, Adnan Taşkın, Ali Önal, Arif Usta, Ammar Yılmaz, Burak Can, Enes Tokgöz, Erdal Taş, Erkan Satılmış, Fırat Coşkun, Ayşe Tokgöz Coşkun, Hasan Tarık Şen, İbrahim Eren Çakıroğlu, İbrahim Yıldız, İlknur Mersin, Mustafa Alper Oral, Osman Yengil, Salih Bayram Akıncı, Mustafa Özmen, Kenan Mengi, Tuba Günay Durmaz ve Sedat Alp de gözaltına alınmıştır. Bu avukatlardan Hakan Evcil ve Lider Tanrıkulu Antalya Barosu Yönetim Kurulu üyesidir.

9 Eylül 2016 tarihinde Av.Münip Ermiş'in gözaltına alınmasını protesto eden basın açıklaması yapan 25 avukat da İzmir Savcılığının kararı ile gözaltına alınmış , saatlerce gözaltında tutulup sonra salıverilmiştir.

Tüm bunlar Türkiye’deki bütün avukatların,  cezalandırılma, engellenme, aşağılanma ya da rahatsız edilme korkusu altında mesleki görevlerini yerine getiremediklerini açıkça göstermektedir.  Yaşananlar Birleşmiş Milletler Havana Kuralları-Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler belgesine ve bu belgenin özellikle avukatların görevlerini yerine getirirken sahip oldukları güvenceleri içeren 16, 20 ve 22. maddelerine aykırıdır.

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 16:05 Devamını oku...
 

İfade ve Basın Hürriyeti Engellenemez.

e-Posta Yazdır PDF

Özgür Gündem gazetesi  İstanbul 8’inci Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği kararla 16 Ağustos 2016’da geçici olarak kapatıldı. Daha önce de defaatle kapatılan, saldırıya uğrayan ve yüzlerce çalışanı faili meçhul cinayetlere kurban giden gazete, yayın yapmaya devam etti. Bunların tamamı ve son kapatma olayı da dahil, bir gazeteyi susturmaya çalışmanın ya da kapatmanın etkili olmadığını bir çok kez göstermiştir. Demokrasinin olmazsa olmazlarından olan ifade hürriyeti ve basın yayın hürriyeti bu kararla bariz bir şekilde ihlal edilmiştir. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’nde belirtilen düşünceyi ifade hürriyetinin açık ihlali sayılan bu hukuktan yoksun karardan bir an önce vazgeçilmelidir. Hükümet cari OHAL sürecini daha önce hesaplaşmak istediği muhalifler sesler için bir fırsat olarak görmemelidir. Yine çoğulcu demokrasi ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bu OHAL süreci asıl alınma nedenin dışına çıkmadan bir an önce sona erdirilmelidir.

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 19:43 Devamını oku...
 

Sivillere Yönelik Saldırılar Kabul Edilemez

e-Posta Yazdır PDF

Biz insan hakları savunucuları, 11 Ağustos’ta Diyarbakır’da PKK’nın bombalı araçla bir polis servis aracını hedef alarak gerçekleştirdiği ve sivil vatandaşlarla özellikle çocukların hayatını kaybettiği saldırının etkisini hala hissederken, 15 Ağustos’ta yine Diyarbakırda 5 polis ile biri bebek 2 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği, 45 kişinin yaralandığı saldırıyı, 17 Ağustos’ta Van’da 3’ü sivil 5 kişinin öldüğü, 40 kişinin yaralandığı saldırı takip etti. 18 Ağustos’ta ise Elazığ’daki bombalı saldırıda 3 kişi öldü, aralarında çok sayıda sivilin de  bulunduğu 146 kişi yaralandı. Türkiye’yi kan gölüne çeviren bu saldırıların tümü bombalı araçla gerçekleştirildi ve yine tümü PKK tarafından üstlenildi. Diyarbakır, Van ve Elazığ halkına dayanışma duygularımızı gönderiyor, tüm zarar görenlerin ve yakınlarının acılarını paylaşıyoruz.
İnsan hayatının ve yaşam hakkının en yüce değer olduğu günümüzde, PKK’nın bu saldırıları Kürt sorununun barışçı çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı gibi, saldırıların tümü büyük bir insan hakları ihlali niteliğindedir. Kamu görevlilerinin yanı sıra sivillere de zarar veren bu saldırılar, yalnızca insan hakları hukuku bakımından değil, Uluslararası Ceza Hukuku kapsamında değerlendirildiğinde savaş suçuna sebebiyet vermektedir. İHGD olarak, PKK’nın yaptığı saldırıları kınıyor, derhal silahları susturmaya, silahlı güçleri ülke sınırları dışına çıkarmaya ve Kürt sorununun barışçı çözümüne katkı vermeye davet ediyoruz.


İHGD Yönetim Kurulu

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 19:40
 

Demokrat Yargı Derneği yöneticisi, Diyarbakır Adliyesi Hakimi ve İnsan Hakları Savunucusu Muzaffer Şakar Serbest Bırakılmalıdır!

e-Posta Yazdır PDF

11 Ağustos 2016 tarihinde gözaltına alınan Demokrat Yargı Derneği yöneticisi ve Diyarbakır Adliyesi hâkimlerinden Muzaffer Şakar, insan hakları alanı ile ilgilenen tüm kurum ve kuruluşların yakından tanıdığı, insan hakları, özellikle adil yargılanma ve yargı organının sorunları alanındaki eserleri ile saygı toplamış, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nda raportörlük görevinde bulunmuş, tüm toplumsal kesimlerin haklarını savunan bir insan hakları savunucusudur. Şakar, darbe girişimini gerçekleştiren grubun yargı içindeki faaliyetlerini yıllardır gündeme getiren, meslek etiği ve ilkelerine bağlı bir hukukçudur. Bu faaliyetleri nedeniyle halen tutuklu bulunan iki adalet müfettişinin Muzaffer Şakar’ın sicilini haksız yere bozması üzerine, birinci sınıfa terfi etmesi dört yıl gecikmiştir. Müfettişlerin haksız sicil işlemlerine karşı yıllarca mücadele etmiştir. Başarılı bir hukukçu olmasına rağmen sürgün olarak görülen yerlere tayin edilmiş ve kendisine aktif görevler verilmemiştir. Yazdığı ve katkıda bulunduğu iki kitapla, yargı kurumu içindeki hukuk dışı uygulamaları ve cemaat örgütlenmesini 2010 yılından itibaren gündeme taşımıştır. Hiç kimse yargı içindeki usulsüzlük ve hukuksuzluklardan bahsetmez iken Şakar bu konuları cesaretle ele almıştır. Kendisine teşekkür edilmesi gerekirken gözaltına alınması, insan hakları kuruluşlarında büyük bir endişeye neden olmuştur. Şakar bir an önce serbest bırakılmalıdır. Haklarında soruşturma yapılan grup ya da gruplarla irtibatlı olduğunu ileri sürenler ortaya çıkarılmalıdır. Gerek Türkiye gerekse uluslararası alanda insan hakları kuruluşları, Şakar’ın gözaltı sürecini yakından izleyecek ve ortaya çıkabilecek insan hakları ihlallerini gündeme taşıyacaktır.

Helsinki Yurttaşlar Derneği (hYd)

İnsan Hakları Araştırmaları Derneği (İHAD)

İnsan Hakları Derneği (İHD)

İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD)

Son Güncelleme: Perşembe, 09 Şubat 2017 19:38
 


Sayfa 2 > 12

E-Mail Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olun.