localhost

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Reklam
English (United Kingdom)
Anasayfa Basın Açıklamaları 2006 Basın Açıklamaları Ölüm Cezası İnsanlık Onur ve Haysiyetini Kırıcı Bir "Ceza"dır!

Ölüm Cezası İnsanlık Onur ve Haysiyetini Kırıcı Bir "Ceza"dır!

e-Posta Yazdır PDF
30.12.2006

İnsan Hakları Gündemi Derneği'nin Saddam Hüseyin'in idam edilmesine ilişkin açıklamasıdır!

 

ÖLÜM CEZASI İNSANLIK ONUR VE HAYSİYETİNİ KIRICI BİR "CEZA"DIR!

 

Madde 1- Ölüm cezası uygulama yasağı

1. Bu protokole taraf bir devletin egemenlik alanında bulunan hiç kimse idam edilemez.

2. Her bir taraf devlet kendiegemenlik alanı içinde ölüm cezasını kaldırmak için gerekli bütün tedbirleri alır.

BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesine Ek Seçmeli Protokol II

-------------------------------------------------

Madde 1 - Ölümcezasının kaldırılması

Ölüm cezası kaldırılmıştır. Hiç kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez.

Madde 2 - İstisnagetirme yasağı

Sözleşme'nin15inci maddesine dayanılarak bu protokol'ün hükümlerine istisna getirilmeyecektir.

Avrupa İnsan Haklarını ve TemelÖzgürlükleri Koruma Sözleşmesi'ne Ek Ölüm Cezasının Her Koşulda KaldırılmasınaDair 13 No.Lu Protokol

Bugün Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in idam edilmesinden hemen önce çekilen görüntüler, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Televizyon ekranlarına gayet sıradan birşeymiş gibi yansıyan, Saddam Hüseyin'in idam görüntüleri, ölüm cezasının ne kadar ilkel ve aşağılayıcı bir ceza olduğunu bir kere daha gözler önüne sermiştir. Bu yüzden, ölüm cezasının aynı zamanda işkence, kötü-muamele,insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele veya cezalandırma kapsamında olduğunu hatırlatmak isteriz. Kişinin fiziksel ve zihinsel bütünlüğünü yok etmeye yönelik olduğu için doğrudan doğruya yaşam hakkını ihlal eden ölüm cezasının,devlet eliyle gerçekleştirilmiş olması ölüm cezasına meşruiyet kazandırmaz, tam tersine onu daha da iğrençleştirir. Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin uluslararası hukukun tüm kurallarını hiçe sayarak Irak'a yaptığı müdahale ne yazık ki Ortadoğuyu bir kan gölüne çevirmiştir. Son olarak, yine uluslararası insan hakları değerleri ve hukuku hiçe sayılarak Saddam Hüseyin'in asılması, mevcut hukuksuzluğun bir diğer örneğini teşkil etmektedir.

Uluslararası Af Örgütü'nün verilerine göre günümüzde dünya ülkelerinin yarıdan fazlasında ölüm cezası yasaklanmıştır:

  • 88 ülke ve bölgede ölüm cezası tüm suçlar için yasaklanmış bulunmaktadır.
  • 11 ülke savaş zamanında işlenen suçlar gibi olağanüstü durumlar hariç ölüm cezasını tüm suçlar için yasaklamıştır.
  • 29 ülkede ölüm cezası var olmakla birlikte, 10 yıldan daha fazla bir süredir pratikte uygulanmamaktadır.
  • Toplamda 128 ülke kanunlarında veya pratikte ölüm cezasını yasaklamıştır.
  • Halen 69 ülke ve bölgede ölüm cezası mevcuttur ve uygulanmaktadır. Ancak her yıl ölüm cezası uygulamalarında bir azalma görülmektedir.

2005 yılı boyunca 22 ülkede enaz 2.148 kişi ölüm edilmiş ve 53 ülkede en az 5.186 kişi de ölüm cezasına çarptırılmıştır. Rakamlar en az değerleri ifade etmektedir ve gerçekte daha yüksek olabilir. 2005'teki ölüm cezalarının %94'ü Çin, İran, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilmiştir[1].

Yukarıdaki verilerin ışığında dagörüleceği gibi başta, ABD olmak üzere Saddam Hüseyin'in idam edilmesine destek veren ülkeler, ölüm cezasının uygulanması konusunda en sabıkalı ülkelerdir. Uluslararası İnsan Haklarını İzleme Örgütü'nün raporuna göre, Saddam Hüseyin adil olmayan bir yargılama sonucunda ölüm cezasına çarptırılmış bulunmaktadır[2]. Dolayısıyla Saddam Hüseyin'in idam edilmesi pek çok diğer insan hakları ihlalinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ölüm cezası insanlıkdışı ve çağdışı bir uygulamadır. Ölüm cezasının insanlık onur ve haysiyetini kırıcı bir"ceza" olduğu bir kere daha ispatlanmıştır!

Kuşkusuz ki Saddam Hüseyin, daha önce Başkanlığı döneminde gerçekleştirilen insanlığa karşı suç ve savaş suçu gibi oldukça ağır ve ciddi ihlallerin faili durumundadır. Ancak bu suçlara dairyargılama, Irak'taki gibi siyasi güdümlü hareket eden, uluslararası standartlardan uzak ve güvenlikten yoksun bir mahkemede değil; adil yargılama standartlarının işletildiği, her türlü işkence ve kötü-muamelenin yasaklandığı, ölüm cezasının uygulanmadığı, suç tanımlarının açık ve net bir şekildeyapıldığı - Uluslararası Ceza Mahkemesi[3] gibi - tarafsız ve bağımsız bir mahkeme yoluyla gerçekleştirilmeliydi.

Ölüm cezasının dayatılması, suç işleyen kişinin topluma yeniden kazandırılmasının mümkün olduğu görüşüne dayanan çağdaş cezainfazı anlayışına ters düşer. Adli bir hata yapılması olasılığı, ölüm cezası gerektiren yargılamalarda, bu yargılama hangi suç hakkında olursa olsun insanhakları ihlali açısından çok daha büyük bir tehlike oluşturur. Çünkü ölüm cezası dönüşü olmayan bir cezalandırmadır ve bu ceza infazdan sonra asla düzeltilemez. Ölüm cezasının bu niteliği, siyasi muhaliflerin ölüme mahkûmedildiği ülkelerde daha da belirgindir. Böylesi durumlarda, adli bağımsızlığa sahip olma olasılığı zayıf mahkemelerin, hükümet politikasını uygulaması söz konusu olabilir. Fiilen hükümet politikasıyla bağdaşmayan, her türlü siyasi faaliyetin ölüm cezası gerektiren bir suç olarak tanımlandığı koşullar altında,ölüm cezası zorla dayatılabilir. Hepsinden önemlisi, ölüm cezası, cinayeti lanetlemek için kullanılamaz; çünkü kendisi bir cinayettir.[4]

Irak'ta Saddam Hüseyin'in yargılanması ve idam edilmesi süreci yukarıda ifade etmeye çalıştığımız görüşlerin somut bir göstergesidir. Bu nedenle başta ABD ve mevcut IrakHükümeti olmak üzere, ölüm cezasını uygulayan ve destek veren tüm ülkeleriprotesto ediyoruz. Ölüm cezasını yasaklamış bir ülke olarak Türkiye'nin "bu Irak'ın bir iç meselesidir" diyerek, Saddam Hüseyin'in idam edilmesini önlemek yönünde herhangi bir tavır almamış olması, işlenen suça iştirak etmekten başka bir şey değildir. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bu basiretsizliğini de protesto ettiğimizi belirtmekisteriz. Türkiye tarihsel, kültürel, siyasi ve ticari açıdan ilişki içinde olduğu tüm ülkelerde ölüm cezasının yasaklanması yönünde etkin bir rol oynamalıdır. Bu vesileyle, ölüm cezasını uygulayan tüm ülkeleri öncelikle bu uygulamayı durdurmaya, ardından ölüm cezasını tüm suçlar için ve her koşulda yasaklamaya davet ediyoruz. Saddam Hüseyin'in idamı, ölüm cezasının tüm insanlık için onurkırıcı niteliğini bir kere daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. Saddam Hüseyin'in idamı adaletsizlik duygusunu besleyerek, yeni cinayetlerin ve çatışmaların üzerine inşa olacağı verimli bir zemine katkıda bulunmuş, barış umudunu zayıflatmıştır.

İNSANHAKLARI GÜNDEMİ DERNEĞİ

30.12.2006
 


[1] Facts and Figures on theDeath Penalty, Amnesty International, Last updated: 12December 2006, http://web.amnesty.org/pages/deathpenalty-facts-eng web sitesinde mevcuttur.

[2] Judging Dujail, The FirstTrial before the Iraqi High Tribunal, Human Rights Watch, November2006 Volume 18, No. 9(E), http://hrw.org/reports/2006/iraq1106/ web sitesinde mevcuttur.

[3] International Criminal Court, http://www.un.org/law/icc/web sitesinde mevcuttur.

[4] İdam, cinayeti lenetlemek içinkullanılamaz; çünkü kendisi bir cinayettir; Uluslararası Af Örgütü; İdamCinayettir; İzmir Barosu Bülteni; İnsan Hakları Merkezi Özel Sayısı; Nisan2002, s. 58

Attachments:
Download this file (olumcezasiinsanlikdisidir.doc)olumcezasiinsanlikdisidir.doc[olumcezasiinsanlikdisidir.doc]107 Kb
 

E-Mail Listesi

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize üye olun.